21 Ağustos 2006

Ey Türk Titre Ve Kendine Gel

?İlk dikkatimizi çeken, sözlerdeki düşman/şeytan figürlerinin çokluğu. İlk zamanların ?komünist ve bölücülerine? zaman içinde, ?Apo?nun piçleri?, Yunan, Ermeni, Rus, Sırp, Bulgar, İtalya, hümanistler, satanistler, AB, ?Ermeni kocası Fransa?, ABD, Iraklı Kürtler, ve sayması cidden uzun sürecek başka düşman/şeytan figürleri eklenmiş.

?Ozan Nihat?ın 1985?te yazdığı, ?Kimler Komünist?? adlı eseri, anti-komünist türün tipik örneklerinden biri: ?Kimler komünist diye soruyorsun gardaşım/Akrep, fare, yılan, çıyan komünist/Nerede pislik görüyorsan gardaşım/Aha orada ayan neyan Komünist/Çok affedin sözün kaçarsa tadı/Devrim istiyormuş kükürtlü cadı/Oynaşcıl sürünün oynaş avradı/Arsız/ nursuz, zilli bayan komünist."

?Ermeni ulan Ermeni/Koynumda beslenen yılan Ermeni/Buğdayımla karnı şişen Ermeni/E be heey vicdanına boyuna senin/Kalayladım ulan soyunu senin/Asırlardır Türk?e nefret beslersin/Nerede bir Türk görsen donunu pislersin. (Ozan Nihat?ın ?Ermeni?ye Yumuşak Klay? adlı eserinden.)

?Ahmet Yılmaz ise ?ülkücülere faşist diyenlere seslenmiş: ?Ötüken yolu yokuştur/Kafaları tokuştu./Bize faşist diyenler/Ya haindir ya puşttur/Ya öyledir ya böyledir

?Ozan Nihat ?Yunan?a İkaz? adlı dev eserinde kıta sahanlığı sorununa değiniyor: ?Uslu uslu otur fazla kaşınma/G.züne yumruğu çakarız Yunan/On iki mil falan filan düşünme/ Yurdunu başına yıkarız yunan/Kardak?a göndedin pis keşişini/Serdirme oraya murdar leşini/Tek tek sakalını bir bir dişini/Küflü kerpetenle sökeriz Yunan/Tarih dersi fayda etmez dersen/İzmir?in körfezi yetmez dersen/Şimdi seni Akdeniz?e dökeriz Yunan/Şimdi okyanusa dökeriz Yunan/Kıprıs üzerine koyarsak tavrı/Mum yakıp ararsın bu günkü devri/Zaten Kıprıs2ın bir ucu sivri/Çevirip gözüne sokaız Yunan.?

?Dinlediğimiz albümlerin içinde kafayı Bulgarlar?a takan tek şarkıcı Ozan Alim'di. İşte ?Bilesin Bulgar?dan bir bölüm: ?Kanın aksın deryalar dem olsun/Kor ateşler ağzına gem olsun/Cesediniz çakallara yem olsun/Leşini köpekler yalasın Bulgar.?

?Ülkücü şarkılarda dış düşmanlara karşı, ?Yunan'ı vurmak, Erivan?ı almak, Talabani ve Barzani denilen itlerin defterini dürmek? gibi çeşit çeşit sebebe dayanan bir sınır ötesi harekât/ordunun sefere çıkması talebi var. ?Türk ordusu sana bir çift sözüm var/Hele kulağını ver be Mehmedim/Önce bir gecede Ermeni?nin işini bitir/Sonra Atina?nın bağrına otur/Ozan Nihat?ı da beraberinde götür.?
(?Ey Türk Titre ve Şarkı Söyle? Murat Toklucu, Rolling Stone Ağustos 2006)

[şöyle bi şey olsa: Türk faşistleriyle mesela Yunan faşistleri ateşli silahların falan serbest olduğu bir müsabakada karşı karşıya gelseler-bu müsabaka bir stadyumda gerçekleştirilse- bizler de böylece çekirdeklerimizi çıtlata çıtlata onların kahramanlıklarını izleyebilsek-ne güzel olurdu lan!? Ben hep Yunan faşistleri için tezahürat yapardım; onlara moral vermeye çalışır, olabildiğince çok faşist tepelemeleri için bir seyirci olarak centilmenlik sınırları içinde elimden geleni ardıma koymazdım.]

Aptallar

Aptallar dolaşıp duruyor dünyada
rüzgarın etkisiyle, açılıp kapanan
kalın kafalı bir kapı gibi. Herkes dinliyor sesini,
kaçınılması zor olan bu sesi;
gıcırdayarak
yalan yanlış kulak tırmalayan sesler
ve inanılması güç konuşmalar.
Her düşünceyi etkileyen,
Zaten bunların tek amacı;
tamamen saçmalık. Kimse birşey anlamıyor.
Bu denli saçmalıktan.
Yiyoruz yemeğimizi,
bu aptal kapının sesine kulak vererek.
İradesiz gürültü sürüyor gece boyu; uykumuza girip,
ve düşümüze karışıyor.
Her defasında, bittiği sanıldığı anda,
başlıyor yeniden. Kapı, sesinin çıktığınca
ve küfrederek konuşuyor kendi kendinle.
Aptallar böyledir işte.
Niels Hav_BirGÜN'den aldım

devrim


Mark Ziselson

1947?de mühendisler Suudi Arabistan?da dünyanın en uzun petrol boru hattını inşa etmeye başladılar. Arabistan?dan Akdeniz?e, 1700 kilometre boyunca petrol taşımak için tasarlandı bu hat ?bir de devrimi engellemek için.
Washington?da savaş sonrası Amerikan siyasetçileri Batı Avrupa?da solun sahip olduğu güçten rahatsız olmaya başlamışlardı. Fransa ve İtalya Kominist partileri popülerdi ve iyi örgütlenmişlerdi. Avrupa?nın diğer ülkelerinde sol zemin kazanmaktaydı. Kömünist solun başlıca destekçileri kömür madencileriydi. Avrupa?nın enerji ihtiyacının %90?ı kömürden sağlanmaktaydı ve bu bağımlılık kömür işçilerine azımsanmayacak bir siyasî güç kazandırmaktaydı. Trans-Arabistan boru hattıyla, Amerikalılar kömür yerine petrolü ikame ederek bu gücü azaltmayı planlıyorlardı.
Timothy Mitchell

Eğer bu olayda istenen sonuca ulaşılamamış, devrim veya ulusal anayasa reformu sonuçta başarısız olmuş, hatta bir süre geçtikten sonra her şey (şimdilerde politikacıların öngördüğü gibi) eski hâline dönmüş olsa bile, onun getirdiği felsefî ilham gücünden hiçbir şey kaybetmemeli. Çünkü bu olay fazlasıyla önemlidir, insanlığın çıkarıyla çok bağlantılıdır, ve etkisi dünyanın her tarafında, bu tarz çabaların tekrarı arzusuyla çalkalanan uluslar tarafından hatırlanmamak için fazlasıyla yazılmış vaziyettedir.
1798-Kant

Sorun burada, devrim fikrinin rasyonalliğe, insanî ilerlemeye ve toplumun mükemmelleştirilebilirliğne olan Aydınlanma inancından doğması, ne var ki
Modern devrimci programlar tarafından uygulandığında yıkıcı şiddete ve otoriterliğe yol açan şeyin yine aynı söylemler olmasıdır.
Saul Newman

Devrim yeni düzenlemeler amaçlar; isyan bizi başkaları tarafından düzenlenmemize izin vermeye değil, kendimizi düzenlemeye götürür ve ?kurumlar? hakkında hiçbir parlak umut bırakmaz. Bu kurulu olana karşı bir savaş değildir, çünkü büyüyüp gelişirse kurulu olan kendiliğinden yıkılır; bu yalnızca benim kurulu olandan kendimi azat etmemdir.
Maz Stirner
birikim/mayıs-haziran

sağ-sol

Solun ana özelliği eleştiridir. Buna karşın sağ, eleştirinin tam karşıtı olan yüceltme pozisyonunu alır rahatlıkla. Sol, riyakâr yönlerinin ifşa edilmesi gerektiğini düşündüğü hayatın ve dünyanın mevcut hâli karşısında daimi bir hoşnutsuzluk sergilerken, sağ, bütün insanları, kurumları, yaşanan dünyayı, doğayı, gelenekleri ve ahlakî düzlemde de insanlar arası etkileşimleri yöneten düzeni yüceltir. Sağ her ne kadar kötülüğün varlığını reddetmese de ona ontolojik bir özellik atfeder. İnsanların takdire şayan çabaları onu azaltmaya imkân tanısa da kötülük insanlık durumuna içkindir. Bunun karşısında, dünyanın izlediği güzergahın tarihsici bir okumasına sahip olan sol, kötülüğü belirli ve hâkim toplumsal-tarihsel koşullar olarak tanımlar. İşte bu yüzden, solun duyduğu hoşnutsuzluk ifadesini protesto retoriğinde bulan devrime yönelik bir güdüye yol açar. Tarihle kurulan bu farklı ilişki tarzı farklı insanbilimlerine de tekabül eder. Sağ, kati biçimde insan doğasına inanır. İnsanlar ne ise odurlar ve hiçbir şey bunu temelden değiştiremez. İnsanlar oluşurlar, bu anlamda da esasen her zaman bilinemez kalırlar. (?)
[makalenin ilerleyen satırlarında artık burjuva olmayan yeni bir sınıf üzerinde dururken, bu sınıfın neden sağ kanatta yer aldığını şöyle gerekçelendiriyor yazar]
Ne anlamda sağ kanattalar? ?artık bir toplumsal adalet duygusundan ve önceki kuşak aydınların hareketlerine yön veren suçluluk hissinden yoksul olmaları anlamında. Sömürü gibi bir mefhum onlara tamamen yabancı? Mevcut haliyle dünya onlara münasip geldiği için sağcı oldukları söylenebilir. Yeni kapitalizmle iç içeler. Üretim ilişkileri alanında ve iktisadi düzende topyekün devrim düşüncesini tamamen terk etmiş durumdalar. Topyekûn devrim için beklemeye gerek yok; onlar için çoktan gerçekleşti.
[bu yeni sınıfla finans, sanat, moda, bilişim teknolojisi, iletişim, ve medya sektörlerinde yer alan bir kitle kastediliyor]
?1968 Mayıs?ı Sonrasında Sol ve Topyekûn Devrime Duyulan Özlem? Luc Boltanski, Birikim Mayıs Haziran 2006

Followers

 

© 2013 altıcizilen. All rights resevered. Designed by Templateism

Back To Top